Fethullah Gülen’in Bedduası

Fethullah Gülen

Fethullah Gülen yolsuzluk ve rüşvet operasyonuyla ilgili cemaate yöneltilen eleştirilere sert bir dille yanıt verdi. Hoşgörü, diyalog ve birlik yanlısı olarak tanınan Gülen cemaatinin lideri Fethullah Gülen’in, son sohbetinde ettiği beddua gündeme bomba gibi düştü. İlk defa bu şekilde beddua eden Gülen, geçmiş yıllarda “biz en zor günlerde, en amansız şekilde düşmanlık yapanlar hakkında bile tel’ine, bedduaya ‘âmin’ demedik, kimseye lânet ve kahriye okumadık. Belki onlar hakkında en acı tercihimiz, onları Allah’a havale etme şeklinde oldu” şeklinde bir beyanda bulunmuş, “dövene elsiz, sövene dilsiz ve gönülsüz yaşama”ya mecbur olduklarını sık sık belirtmişti.

28 Şubat sürecinde takındığı tavırla ve Mavi Marmara olayıyla ilgili açıklamasıyla eleştirilere hedef olan Gülen’in yolsuzluk operasyonuyla ilgili kendini ve cemaatini de katarak ettiği beddua bazı kesimler tarafından mübahele olarak algılansa da büyük bir kesim tarafından ağır bir dille eleştirildi.

İşte Fethullah Gülen’in bedduası

Şöyle demek geliyor yani içimden.. demeden kendimi alamayacağım. Hiçbir zamanda demek istemediğim bir şeyi demek geliyor içimden. Yoksa Doktor İkbal gibi, Hazreti Pir-i Muğan gibi, tel’ine, bedduaya “amin” dememek, onları etmemek genel şiarımızdır.

Fakat eğer hakikaten bu olumsuz şeylerin üzerine giden arkadaşlar, kimse onlar tanımıyorum, binde birini bile tanımıyorum. Bu işin üzerine “Hukukun ve aynı zamanda sistemin, dinin ve aynı zamanda demokrasinin gerektirdiği şeyler bunlardır.” deyip arınma adına, yıkanma adına, temizlenme adına, kirlerin öbür tarafta kalmasına meydan vermemek adına bir şey yaparken dinin ruhuna aykırı bir şey yapmışlarsa… bize de nisbet ediyorlar, dolayısıyla ben bizi de onların içinde görerek diyorum, dinin ruhuna aykırı bir şey yapmışlarsa, yaptıkları şey Kur’an’ın temel disiplinlerine aykırıysa, Sünnet-i Sahiha’ya aykırıysa, İslam’ın hukukuna aykırıysa, modern hukuka aykırıysa, günümüz demokratik telakkilere aykırıysa.. Allah bizi de onları da yerlerin dibine batırsın, evlerine ateş salsın, yuvalarını başlarına yıksın.

Ama öyle değilse, hırsızı görmeden hırsızı yakalayanın üzerine gidenler, cinayeti görmeyip de masum insanlara cürüm atmak suretiyle onları karalamaya çalışanlar.. Allah onların evlerine ateşler salsın, yuvalarını yıksın, birliklerini bozsun, duygularını sinelerinde bıraksın, önlerini kessin, bir şey olmaya imkan vermesin.

Dememiştim, demeden edemedim. O kadar diş gösterildi, o kadar salya atıldı, o kadar kimse tahrik edildi, o kadar o twitterlerde o mel’un düşünceler bir yönüyle vizesiz rahat dolaştı ki, demeden edemedim. Şimdiye kadar demediğimi dedim.

Benzer Yazılar

“Fethullah Gülen’in Bedduası” için 1 Yorum

  1. Zehra diyor ki:

    Fethullah Gülen Mavi Marmara olayından sonra İsrail’e beddua etti mi? Beddua etmek şöyle dursun İsrail’den izin alınmalıydı dedi. Bu zamana kadar hangi dinsize, Hıristiyan’a ya da Yahudi’ye karşı bu kadar sert sözler söyledi? Bence hoca Müslümanlara beddua etmemeliydi. Yanlış zamanda yanlış bir açıklama olmuş. Üzüldüm…

Yorum yapın

Email adresinizi girerek abone olun yeni yazılar anında mailinize gelsin!

Email:

Popüler Yazılar

WebTurka © 2014 tüm hakları saklıdır. Yazılar (RSS) ve Yorumlar (RSS).